26 Aralık 2012 Çarşamba

Başparmaksız Eldiven



Günün sorusu "Tek parkağı dışarıda bırakan eldiven neden giyilir ?"
Hayatımda ilk defa parmaksız eldiven gördüğüm günü çok net hatırlıyorum. Ablam yurtdışından getirmişti. Bazen siyah örgü eldivenlerinin üstüne giyer, bazen de parmaklarını açıkta bırakacak şekilde tek başına giyerdi. Çocuk aklımla pek anlam veremediğimi itiraf etmeliyim. Parmakları ısıtmak amacıyla giyilen bir giysinin nasıl parmakları olmazdı? Bu ne yaman bir çelişkiydi böyle.

Aradan uzunnn yıllar geçti. Yarı yaşımda başımdan geçen bu tecrübenin ardından moda anlayışım da dünyaya bakışım da çok değişti. Öyleki şuan en sevdiğim çoraplarımın ne parmakları var ne de topukları. (Akşamları evde ayaklarımı sıcak tutsun diye giydiğim, kendi ördüğüm, parmaksız ve topuksuz olan yoga çoraplarımı kastediyorum)

Geçenlerde yukarıdaki fotografı gördüğümde fikir hoşuma gitti. Soğuk günlerde fotograf çekmek isteyenler için baş parmağı açıkta bırakan iki parmaklı eldiven tasarlamışlar. Fikir güzel ama bence biraz eksik anlatılmış. Mağdem baş parmağımıza özgürlük tanıyoruz Iphone ve ipad'lerimizi de rahat rahat kullanabiliriz. Hatta artık piyasada bir sürü dokunmatik ekranlı telefon ve tablet bilgisayar var, bu cihazların hepsini artı fotograf makinelerimizi huzur içinde kullanabiliriz. Ve denemelerim ışığında gördüm ki baş parmak serbest olunca eldiven elimizdeyken kalem ile yazı bile yazabiliyormuşuz. Özellikle, ofis dışında çalışanların hayatlarını kolaylaştırıcak bir aksesuara benzettiğim için sizinle paylaşmak istedim.

Her parmağın kendince bir işlevi var ama sanki bu başparmaklara biraz torpil geçilmiş gibi ne dersiniz?

1 yorum: